Kıbrıslı Rum tarihçi Jerry Kossifos, GKRY’deki İsrailli arazi alımlarına karşı uyararak “ikinci bir İsrail” kurulabileceğini öne sürdü. 1963 hatalarını da kabul etti.
Kıbrıslı Rum tarihçi Jerry Kossifos, Rum Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fidias Panayiotou’nun programında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) İsrailli arazi ve gayrimenkul alımlarına karşı ciddi uyarılarda bulundu. Kossifos, İsraillilerin güvenlik endişeleriyle ülkelerinden ayrılarak Kıbrıs’a yönelebileceğini belirterek, Ada’nın güneyinde “ikinci bir İsrail” oluşabileceği iddiasını dile getirdi. Bu durumun Rum gençlerinin konut edinmesini zorlaştırdığını da sözlerine ekledi.
Kossifos, GKRY’nin toprak satışlarını durdurması gerektiğini vurguladı. “Filistin’de en iyi toprakları satın aldıkları gibi, bizim en iyi topraklarımızı da satın almayı başaracaklar” ifadelerini kullandı. Panayiotou’nun sorusu üzerine, İsraillilerin amacının “hayatta kalmak” olduğunu ve İsrail’de yaşayamayanların Kıbrıs’ta yaşamaya çalışacağını savundu.
Tarihçi Kossifos, İsrail’den GKRY’ye yönelik göç ve mülk edinme sürecinin devam etmesi halinde Ada’nın güneyinde “ikinci bir İsrail” ortaya çıkabileceğini yineledi. Mevcut Rum yasalarının bu duruma olanak tanıdığını belirten Kossifos, Rum yönetiminin yabancılara arazi satışlarına müdahale etmesi gerektiğini ifade etti. Orta Doğu’daki güç mücadelesinin Kıbrıs’ı doğrudan etkileyeceğini de savundu.
Kossifos, Rum yönetiminin İsrail ile geliştirdiği ilişkilere karşı çıktı. Bir soru üzerine, “İsrail’le ittifak kurmaya çalışmazdım” yanıtını verdi. Filistin’deki gelişmeleri işaret ederek İsrail hükümetini “soykırım yapmakla” suçlayan Kossifos, Avrupa ülkelerinin İsrail’e yaptırım uygulaması gerektiğini dile getirdi.
Kossifos’un dikkat çeken açıklamalarından biri de 1963 olaylarına ilişkin oldu. Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik uygulamalarına değinen tarihçi, “Çok büyük hatalar yaptık” dedi. “Biz 1963’te başladık. Kıbrıs’ta yapmamamız gereken şeyler yaptık. Kıbrıslı Türklere başlangıçta kötü davrandık” ifadelerini kullandı.
Bazı köylerde Kıbrıslı Türklere karşı ağır olaylar yaşandığını anlatan Kossifos, Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. İki toplumun birbirinden uzaklaştırılmasının yanlış olduğunu belirterek, Rumlara Kıbrıslı Türklerle daha fazla temas kurulması çağrısında bulundu.
Kossifos, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı konusunda Rum tarafındaki yerleşik anlatıdan farklı bir görüş ortaya koydu. Ada’nın bölünmesinin asıl sorumluluğunu Türkiye’ye yüklemediğini belirten tarihçi, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile ABD ve İngiltere’yi işaret etti. Kossifos, “Kıbrıs’ı Türkler bölmedi. Kissinger böldü” ifadelerini kullandı.
Kıbrıslıların Türkiye’ye karşı düşmanlık beslememesi gerektiğini savunan Kossifos, Türkiye’nin bölgesel politikasını da değerlendirdi. Türk diplomasisinin tarihi gücüne dikkat çekerek, Türkiye’nin kendi çıkarlarını gözettiğini ve büyük güçler arasında başarılı bir şekilde denge kurduğunu belirtti. Rum tarafına Türkiye ile ilişkilerini yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.
Kossifos, tüm bu açıklamalarına rağmen Enosis (Yunanistan’la birleşme) düşüncesinden vazgeçmediğini de ifade etti. Gençliğinden itibaren Yunanistan’la birleşmeyi desteklediğini belirten tarihçi, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesine yaklaşımını da eleştirdi. AB üyeliğinin sorunun çözümüne katkı sağlamadığını ve Rum kültürel kimliği üzerindeki etkilerini sorguladığını belirtti.
Reklam & iş birliği: [email protected]