İsrail tarafından katledilen Filistinli eski milli futbolcu Süleyman Al-Obaid için UEFA’nın yayımladığı taziye mesajında İsrail’in adını anmaması ve son olarak Süper Kupa maçı öncesinde İsrail’in adının dahi geçmemesi futbol camiasında büyük tartışmalara neden oldu. Filistin futbolunun efsane isimlerinden olan ve “Filistinli Pele” olarak tanınan Al-Obaid için UEFA’nın yapmış olduğu taziye paylaşımı tepkileri beraberinde getirdi. Salah…
İsrail tarafından katledilen Filistinli eski milli futbolcu Süleyman Al-Obaid için UEFA’nın yayımladığı taziye mesajında İsrail’in adını anmaması ve son olarak Süper Kupa maçı öncesinde İsrail’in adının dahi geçmemesi futbol camiasında büyük tartışmalara neden oldu. Filistin futbolunun efsane isimlerinden olan ve “Filistinli Pele” olarak tanınan Al-Obaid için UEFA’nın yapmış olduğu taziye paylaşımı tepkileri beraberinde getirdi.
Liverpool’un yıldızı Mohamed Salah, UEFA’yı sosyal medya hesabından eleştirerek, “Bize nasıl, nerede ve neden öldüğünü anlatabilir misiniz?” şeklinde tepkisini dile getirdi. Filistin Futbol Federasyonu da Al-Obaid’in İsrail’in saldırısı sonucu şehit olduğunu açıkladı.
PSG ile Tottenham arasında oynanan UEFA Süper Kupa maçı öncesinde açılan pankartlarda İsrail’in adının geçmemesi, spor camiasında büyük tartışmalara neden oldu. Filistin topraklarında yaşanan insan hakları ihlallerine rağmen, FIFA ve UEFA’nın İsrail’e karşı aldığı tutumlar eleştirildi. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında UEFA’nın hızla aldığı kararlar, İsrail’e karşı sessiz kalmasını da gündeme getirdi.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları karşısında hızla aksiyon alan FIFA ve UEFA’nın, İsrail-Filistin ilişkilerinde tutumlarının çelişkili olduğu yorumları yapılıyor. FIFA’nın İsrail’i turnuvalardan men etme taleplerine cevap verememesi ve İsrail’in spor alanındaki faaliyetlerine devam etmesine sessiz kalması, çifte standart olarak nitelendiriliyor.
Sonuç olarak, futbol camiasında yaşanan bu olaylar, UEFA ve FIFA’nın İsrail-Filistin meselesine bakış açılarıyla ilgili çifte standart tartışmalarını beraberinde getiriyor. Sporun insan hakları ve adalet değerlerine uygun hareket etme sorumluluğuyla karşı karşıya olan uluslararası kuruluşların, bu tür konularda nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu olarak devam ediyor.
Reklam & iş birliği: [email protected]